Kulak Nedir? Fizyolojisi, Anatomisi ve Hastalıkları

Kulak (auris), çevredeki ses dalgalarını toplar ve beynin işleyebileceği sinirsel iletilere çevirir.  Böylece duyma işlemi gerçekleştirir. Kulak aynı zamanda beden dengesinin sağlanmasında da rol oynar. Kulak anatomik olarak üç kısımda incelenir.

  • Dış Kulak (Auris Externa)
  • Orta Kulak (Auris Media)
  • İç Kulak (Auris İnterna)
Kulak hakkında her şey?

DIŞ KULAK (Auris Externa)

Dış kulak, dış dünyadaki sesleri toplayarak orta kulağa iletir. İki kısımda incelenir;

1. Kulak Kepçesi(Aurcula)

Başın her iki yanında, çene eklemlerinin hemen arkasında bulunur. Kıvrılmış bir huni şeklinde ve girintili çıkıntılıdır. Deri ile örtülmüş kıkırdak yapıdan oluşur. Etrafındaki yapılara kas ve bağ doku ile bağlıdır. Kulak kepçesinin dış kısmına heliks denir. Konkadan başlayıp önce öne yukarıya, sonra arkaya ve aşağıya doğru uzanarak kulak memesine kadar devam eder. Kulak kepçesi ses dalgalarını toplayarak, yaklaşık 2,5 cm uzunluğundaki kulak yoluna aktarır.

2. Dış Kulak Yolu(Meatus Acusticus Externa)

‘’S’’ harfine benzeyen bir yapıya sahiptir. Yaklaşık 2,5 cm uzunluğa sahiptir. Yetişkin bir bireyde dış kulak yolunun 1/3’ü kıkırdak yapıdan, 2/3’lük iç kısım ise kemikten oluşur. Dış kulak yolundaki deride kıllar ve yağ bezleri bulunur. Dış kulak yolunun sonunda ‘’kulak zarı’’(timpanik zar) bulunur. Oval bir şekle sahiptir ve oldukça incedir. Dış kulak yolunda bulunan kıllar, kulak zarını dış etmelere karşı korur.  Dış kulak yolunda ayrıca özel salgılar yapan bezler bulunur. Bu bezlerin salgısı ve kulak yoluna giren tozlar sonucu kulak kirleri(cerumen) oluşur.

Orta Kulak (Auris Media)

Orta kulak anatomisi

Kulak zarından sonra gelen kulak bölümüdür. Küçük, içinde hava olan ve mukoza kaplı bir boşluktur. Orta kulak üç bölümde incelenir.

1. Timpanik Boşluk( Cavitas Tympanica)

Timpanik zar ile kulak boşluğu arasında bulunan iç yüzeyi mukoza ile kaplı dar bir tüneldir. Timpanik zar dış kulak yolu ile ortak kulak yolunun sınırlarını oluşturan oval şekilli bir zardır. Ortası içe doğru çökük olan bu zar oldukça ince ve gergindir. Bu zarın iç yüzeyi mukozadan oluşmasına karşın; dış yüzeyi deriden oluşur. Bu zar oldukça hassastır, ses dalgaları bu zara çarptığı anda titreşimler oluşur ve bu titreşimler işitme kemikçiklerine geçer.

2. Östaki Borusu (Tuba Auditiva)

Orta kulak yolu ile üst yutak arasında yer alan 3,5-4cm uzunluğunda ve duvarları mukoza ile örtülü olan borudur. Dış kulak ile orta kulak arasındaki basıncı dengeler. Bu geçit normalde kapalıdır; fakat esneme ve çiğneme hareketleri sırasında açılır ve basıncı eşitler.  Eğer dış kulak yolu ile orta kulak yolu arasında basınç farkı varsa kulaklarda rahatsızlık hissedilir.

3. İşitme Kemikçikleri (Ossicula Auditus)

Timpanik boşlukta bulunan kemikçiklerdir. Bu kemikler insan vücudunun en küçük kemikleridir. Bu kemikçikler az oynar eklemler ile birbirine bağlıdır. Bu kemikler sırasıyla; Çekiç(Maleus), Örs(Incus) ve Üzengi(Stapes) olarak adlandırılır. Timpanik zarda oluşan ses titreşimleri, bu kemikleri sırayla geçerek iç kulağa aktarılır. Sesin iç kulağa aktarımı esnasında bu kemikçikler tıpkı bir kaldıraç gibi çalışarak sesin şiddetini artırır. Ses dalgaları daha büyük bir alana sahip olan timpanik zardan, küçük bir alana sahip olan üzengiye geçince yoğunlaşır ve yaklaşık 20 kat daha şiddetli iletilir.

Timpanik Refleks: Çok şiddetli bir ses dalgası kulağa ulaştığında çekiç ve üzengi kemiklerine bağlı olan tensör tympani ve stapedius kasları kasılarak bu kemikleri çeker ve timpanik zarı hareketsiz bırakır. Böylece gelen sesin şiddeti düşürülür.

İç Kulak (Auris İnterna)

 İç kulağın yapısında oldukça dolambaçlı yollar ve odacıklar vardır. Bu yüzden labirent olarak da adlandırılır. İç kulakta işitmeyi ve vücudun dengesini sağlamakla sorumlu özel duyu hücreleri bulunur. Anatomik yapı ve işlev bakımından iki bölümde incelenir:

İç Kulak Anatomisi

1. Kemik Labirent(Labyrinthus Osseus)

Kemik labirent, zar labirenti tıpkı bir kapsül gibi sarar. Kemik labirent ile zar labirent arasında  ‘’perilenfa’’ denilen bir sıvı bulunur. Kemik labirent önde koklea, ortada vestibulum, arkada ise yarım daire kanalları olmak üzere üç kısımdan oluşur.

a) Koklea(coclea): Şekil olarak salyangoz kabuğunu andırır. Orta kulaktan oval pencere ile ayrılır. Koklea işitme reseptörlerini taşır. Düşük frekanslı sesler koklea’nın üst kısımları tarafından algılanırken; yüksek frekanslı sesler ise kokleanın alt kısımları tarafından algılanır. İşitme reseptörlerini taşıyan ve tüylü hücrelerden oluşan korti organı da koklea’da bulunur.

b) Vestibul(Vestibulum): Koklea ile yarım daire kanalları arasında bulunur ve oval bir şekildedir. Vestibulum içinde zar labirentin denge ile ilgili yapılarından utriculus ve sacculus bulunur.

c) Yarım Daire Kanalları(Canalis Semicirculares): Ön, arka ve yanda olmak üzere üç yarım daire kanalı vardır. İsminden anlaşılacağı gibi şekil olarak yarım daireye benzer. Bu kanalların hepsi vestibuluma açılır. Vestibulum ve kanallar hep birlikte denge aygıtını oluşturur. Böylece vücudun dengesi ve hareketler algılanmış olur.

2. Zar Labirent(Labyrinthus Membranaceus)

Kemik labirentin içinde yer alır. Kanal ve keselerden oluşur. Zar labirent ile kemik labirent arasında prilenfa sıvısı, zar labirentin içinde ise endolenfa sıvısı bulunmaktadır. İki bölümden oluşur:

a)Vestübüler Labirent: Denge ile alakalı bölümdür. Utriculus, sacculus ve ductus simicircularis denilen kesecikleri barındırır.

b) Koklear Labirent: İşitme alakalı bölümdür. İçinde ductus cochlearis bulunur.

İşitme Fizyolojisi

Kulak kepçesi tarafından toplanılan ses dalgalarının kulağın farklı kısımlarında çeşitli değişikliklere uğradıktan sonra beyne gönderilip burada ses halinde algılanmasını işitme denir. Sesin şiddeti desibel olarak ifade edilir. Sağlık bir insanın en iyi işitme aralığı 0-80 desibel iken konuşma şiddeti ise 40-70 desibel arasındadır. 130 desibel ve üstü sesler yüksek ses olarak sınıflandırılır. Bu tür sesler baş ağrısına ve işitme kaybına yol açabilir.

Kulak kepçesi tarafından toplanan ses dalgaları, kulak yolu aracılığıyla kulak zarına iletilir. Kulak zarı(timpanik zar), bu titreşimleri güçlendirerek timpanik boşluğunda bulunan çekiç, örs ve üzengi kemiklerine ulaştırır. Bu kemikler zarda oluşan titreşimleri algılayarak, prilenfa sıvısına iletir ve prilenfa sıvısı dalgalanır. Dalgalanan bu sıvı koklear kanaldaki endolenf sıvısını da hareketlendirir. Bu dalgalanmalar sonucu korti organı uyarılır. Korti organı tektoriyal zar, tüy hücreleri ve sinir liflerinden oluşur. Tüy hücreleri bazillar zarda yer alır.

Tüy hücrelerinin hemen üstünde  tektoriyal zar yer alır ve ve tüy hücreleri ile temas halindedir. Koklear kanal titreyince baziller zarda yer alan tüy hücreleri de hareket eder; fakat tüy hücreleri hareket ettikçe üstteki tektoriyal zarzar tabakası bu hareketleri engellemeye çalışır. Sonuçta tüy hücreleri eğilir ve bu eğilme tüy hücrelerinden kimyasal haberciler olan nörotransmitterleri salgılatır. Oluşan akson potansiyelleri 8. Sinir üzerinden beyin sapına oradan da talamusa ve en sonunda işitme merkezine iletilir. Sesin tonu beyindeki primer işitsel korteks ve koklear çekirdekler tarafından algılanır. Sesin yüksekliği ise tüy hücreleri tarafından algılanır. Sesi işleyen superior olivar çekirdekler de sesin yerini algılar.

Denge Fizyolojisi

İç kulakta bulunan koklea işitme fonksiyonundan sorumlu iken vestibüler aygıt ise denge ile ilgili işleri yürütür. Vestibüler aygıtın içinde birbirine bağlı endolenf sıvısıyla dolu zarımsı yapıda borular bulunur. Bu zarımsı borular ayrıca koklear kanala da bağlıdır.  Vestibüler aygıt(denge aygıtı), zarımsı yapıya sahip 3 adet yarım daire kanalı ve yapıları bir şişliği andıran ütrikül ve sakkulus yapıdan oluşur. Bünyesinde aynı zamanda tüy hücrelerini de barındırır. Bu tüy hücreleri başın konumu ve hareketini algılar. Denge olayında iki farklı sistem vardır. Statik denge ve Dinamik denge.

Statik Denge:  Ütrikül ve sakkulus görev alır. Bu iki yapıda bulunan tüy hücreleri ile denge korunmaya çalışılır. Baş düz iken ütrikül tüyleri dikey, sakkalus tüyleri yatay durur. Baş hareket edince tüylerde eğilir. Eğilme bir uyarı başlatır ve bu uyarı önce vestibüler sinire oradan da 8.sinir ile birlikte ilgili beyin merkezlerine aktarılır.

Dinamik Denge: Ampulla adı verilen ve içinde endolenf sıvısı olan 3 adet yarım daire kanalı görev alır. Burada da tüy hücreleri bulunur. Baş veya gövdenin hareketi esnasında için de kanallarda ki sıvıda hareket eder.  Böylece tüy hücreleri eğilir ve uyarılır. Oluşan uyarılar 8. Sinir üzerinden beyin sapı, oradan da talamus ve kortekse iletilir.

Kulak Hastalıkları

 Dış Kulak Enfeksiyonu: Kulağın nemli kalması, üst solunum yolları enfeksiyonları, kirli sularda yüzmek, kulak yolunu sertçe karıştırmak, kulak içine yabancı cisim sokmak ve alerji gibi etmenler dış kulak enfeksiyonuna neden olabilir. Hastalık, kulakta kaşıntı, sarı-yeşil renkli ve kötü kokulu akıntı, kulak ağrısı, kulak yolunda şişlik ve kulak kepçesine dokununca ağrı gibi belirtilerle kendini gösterir. Tedavide öncelik dış kulak yolunun temizlemesidir. Daha sonra ise ilaç tedavisine geçilir. İlaç tedavisinde ise antibiyotik ve anti mantar damlalar kullanılır.

Orta Kulak Enfeksiyonu: Orta kulak enfeksiyonu, bakteriyel veya viral kaynaklı olabilir. Soğuk algınlığı, mevsimlik alerjiler ve bakteriyel üst solunum yolları enfeksiyonları, orta kulağı genize bağlayan östaki borusunun tıkanmasına yol açabilir. Böylece orta kulak enfeksiyonlarına zemin hazırlanır. Kulak ağrısı ve işitme azlığı şikâyetleri görülür. Bebeklerde bu belirtiler ateş ve huzursuzluk şeklindedir ve çocuklarda oldukça sık görülür. Tedavide antibiyotik ve ağrı kesiciler kullanılır. Enfeksiyon üç aydan daha fazla sürerse cerrahi müdahale gerekebilir.

Kulak Çınlaması: Tıp dilinde tinnutus olarak adlandırılır. Hastalar cızıltı, siren sesi veya uğultu gibi sesler duyduklarını ifade ederler. Başlıca nedenleri; Alerjik rinit, Sinüzit, Kulak enfeksiyonları, Orta kulakta sıvı, Kulak kiri, Yüksek seslere maruz kalma, Bazı ilaçlar, Şeker hastalığı veya Psikolojik etmenler olabilir. Tedavi için detaylı bir KBB muayenesi gerekir. Tedavi nedene yönelik yapılır. Bazen tüm araştırmalara rağmen herhangi bir sebep bulunamayabilir.

Kulak Kiri:  Dış kulak yolu kendini temizleme özelliğine sahiptir. Dış kulak yolu içinde anti bakteriyel ve anti mantar salgı üretilir ve bu ürünler dışarı atılır; fakat bazı kişilerde dış kulak yolunun dar olması ve salgının fazla olması gibi nedenlerden dolayı salgı dışarıya atılamaz. Uzaklaştırılamayan salgılar kulak yolu içinde birikerek kulak kirlerini oluşturur. İşitmez azlığı, çınlama, kulakta tıkanıklık hissi, kulak kaşıntısı ve kulaktan kötü kokulu akıntının olması gibi belirtilerle kendini gösterir. Tedavi için kirin bir uzman tarafından uzaklaştırılması gerekir.

Vertigo(Baş Dönmesi: Kişi çevresinin veya kendisinin döndüğünü hisseder. Bu his bir tür yanılsamadır. Bu dönme bazen oldukça şiddetli olabilir ve hasta böyle durumlarda günlük aktivitelerini yerine getirirken bile zorlanır. Vertigo bir hastalık değildir, başka bir hastalığın belirtisidir ve teşhisi oldukça zordur. Vertigo, kaynağına göre periferal ve santral vertigo olmak üzere ikiye ayrılır. Periferal vertigo iç kulak hastalıklarına bağlı iken santral vertigo ise beyinde bulunan denge merkezi bozukluklarına bağlıdır.

Kaynakça:

  • Rita Carter Beyin Kitabı
  • Anadolu Üniversitesi Yayınları, İnsan Beden Yapısı ve Fizyolojisi
  • Nobel Tıp Kitapevi, İnsan Anatomisi Atlası

Muhammed Uyansız

Muhammed, Psikopatoloji Bilimi platformunun sürekli içerik üreticisidir. Bir Homo sapiens sapiensten daha fazlasıdır. 11 Ekim 1997 doğumlu olan Muhammed şuan Artuklu üniversitesi hemşirelik son sınıf öğrencisidir. Ve kendini tanımlarken şunu kullanır; "Bildiğim Tek Şey Hiçbir Şey Bilmediğimdir."

You may also like...

1 Response

  1. Enes Han dedi ki:

    gerçekten çok güzel bir araştırma olmuş.Çok teşekkür ederim yardımlarınız için 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: