Su aygırları Hakkında Gerçekler

Hipopotamlar Afrika’ya özgü büyük ve suyu seven canlılardır. “Su aygırı” kelimesi Yunanca “su atı” ya da “nehir atı” kelimesinden gelir, ancak su aygırları ve atlar yakından ilişkili değildir. San Diego Hayvanat Bahçesine göre  suaygırlarının en yakın akrabaları domuzlar, balinalar ve yunuslardır. 

 

Anne ile tatlı vakit geçirmece 🙂

Boyutları

Su aygırları dünya üzerinde yaşayan en büyük üçüncü kara memelisidir. Omuz yüksekliği bir buçuk metre uzunluğu ise ortalama dört buçuk metredir. Su aygırı dişilerinin ağırlıkları ortalama 1400 kg, erkekleri ise 1600 ve 4.500 kg arasında değişmektedir.

Yetişme Ortamı

Su aygırı Sahraaltı Afrika’da yaşıyor. Bol suları olan bölgelerde yaşarlar, çünkü zamanlarının çoğunu cildini serin ve nemli tutmak için harcarlar. National Geographic’e göre, amfibi hayvanlar olarak görülen su aygırları, günün 16 saatini su içinde geçirirler.

Su aygırları sosyal canlılardır 10’lu 30’lu gruplar halinde dolaşırlar, bazen bu grupların sayısı 200’e kadar çıkabilir. Fakat boyutları ne olursa olsun bu gruplar baskın bir erkek tarafından yönetilir. Su aygırları çok gürültülü canlılardır. 5 ila 6 metre yakınında yanınızda birisiyle konuşup anlaşmanız çok zorlayıcı olur. Ayrıca su aygırları  iletişim kurmak için subsonik seslendirmeler kullanırlar.

İlginizi Çekebilir:  Marsta Bitki Yetiştirmek

Su aygırları çok tehlikeli ve öfkeli canlılardır. Tehditlere karşı büyük ağızlarını ve dişlerini kullanırlar. Her zaman iki yetişkin su ayrının kavgası çok tehlikelidir. Grup içinde edilen kavgalar sadece kendilerine zarar vermekle kalmaz, genç su aygırlarının, ezilmesine hatta ölmesine bile sebebiyet verebilir.

Uzak durun, dişleri çok büyük.

Su aygırları çoğunlukla su içinde kalmasına rağmen aslında yüzmeler. Sadece başka cisimlere baskılayarak su altı hareket ederler. Aslında sadece su içinde süzülürler. Ve en önemlisi su altında tek nefesle rahatlıkla 5 dakika durabilirler.

Aç Su Aygırları

Su aygırları, sağlıklı beslenen, iştahlı ve otçul hayvanlardır. Tek bir gecede 35 kg. yiyecek tüketebilirler. Hatta su üzerinde süzülürken bile boş kalmaz yerler. Yiyecekleri az ise su aygırları yiyeceklerini midelerinde saklayabilir, 3 haftada hiçbir şey yemeden durabilirler.

Her ne kadar suaygırlarının uzun süredir otçul olduğu düşünülse de, Mammal Review dergisinde yayınlanan 2015 çalışması, su aygırlarının ara sıra diğer su aygırları da dahil olmak üzere hayvanların karkaslarıyla beslendiğini ortaya koymuştur.

Bebek Su Aygırları

San Diego Hayvanat Bahçesine göre, dişi su aygırlarının sekiz aylık bir gebelik süresi vardır ve her seferinde tek bir bebek doğurabilirler. Doğumda bebek su aygırı 25-30 kg arasında değişmektedir. Doğumları itibari ile bebek su aygıları anneleri eşliğinde suya girebilir ya da karada otlayabilir. Ayrıca anne ve bebek diğer su aygırları tarafından korunur. Zaten anne bir su aygırının çevresine hiçbir canlı kolaylıkla yaklaşmaya cüret edemez.

İlginizi Çekebilir:  Strep Boğaz: Belirtileri ve Tedavisi

San Diego Hayvanat Bahçesi’ne göre 5 ila 7 yaşlarında, su aygırı tam olarak olgunlaşmıştır. Bir su aygırı için ortalama yaşam süresi 36 yıldır.

İnsanlar Üzerine Saldırılar

Su aygırı dünyanın en ölümcül büyük kara memelisi olarak kabul edilir. BBC’ye göre, Su aygırları Afrika’da yılda 500 kişi öldürüyor. Su aygırları oldukça agresiftir ve bölgelerine giren her şeye büyük zarar vermek için iyi donanımlıdır.

Yaşamak istemeyeceğimiz bir görüntü.

Örneğin, 2014 yılında bir su aygırı, Nijeryalı okul çocukları ile dolu küçük bir botla saldırdı, on iki öğrenciyi ve bir öğretmeni öldürdü. İnsanlar ve su aygırları arasındaki çatışmalar, su aygırlarının yiyecek bulmak için karaya girdiğinde de ortaya çıkar.

Koruma Durumu

Su aygırları tehlikeli bir canlı fakat neslini savunmaya karşı değil. Tahminlere göre 125.000 ila 148.000 su aygırının doğada olduğu biliniyor. Artan nüfus, özellikle 1990 ve 2000 yılları arasında sayılarını epey düşürdü. Ancak insanlara karşı ardından uygulanan daha sert yasalar belli ölçüde korumaya yetiyor.

Ünlü uyuşturucu lordu Pablo Escobar, kuzeybatı Kolombiya’daki mülkünde suaygırları, zürafaları, filleri ve diğer egzotik hayvanları beslemişti. Escobar 1993’te öldürüldüğünde, Kolombiya hükümeti tüm mal varlığına el koydu. Hayvanlarının çoğu hayvanat bahçelerine ve akvaryumlara nakledildi, ancak 4 su aygırı kendilerini ele vermemişti.

İlginizi Çekebilir:  Mars Basit Yapılı Canlılar İçin Yaşamı Destekleyebilir

Bu dört hayvan, Kolombiya’nın nehirlerine girdi ve çoğaldılar. Bugün, Kaliforniya Üniversitesi, San Diego’daki biyologların yaptığı bir araştırmaya göre, bu hayvanların torunları hala ortalıkta dolaşmakta.

Bu canlılar Kolombiyalılar için her zaman tehdit oluşturdu. Ekinlerini ezip, mülklerine girdiler. Ancak su aygırlarını ortadan kaldırmak isteyenlere Kolombiya halkı çok sert şekilde karşı durdu. Ama hala su aygırları halk için büyük bir tehdit oluşturmaya devam ediyor, gerçekten tehlikeli canlılar.

Kolombiyalı vahşi yaşam yetkilileri, nüfusun büyümesini yavaşlatmak amacıyla bir avuç erkek suaygırı sterilize ettiler, ancak şu anda tüm su aygırı nüfusunu kontrol edecek bir çalışma veya planlama bulunmamaktadır.

Kaynaklar:

Koray Yılmaz

Pamukkale üniversitesinde eğitimine devam ederken bir yandan "gerçek bilimin peşine düşmüş bir genç" olarak tanımlıyorum kendimi.

Yorum Yap