Dünyanın İyiye Gittiğini Gösteren 7 Gelişme

Dünya belki de iyi günleri görmeye yaklaşmıştır. Doğal afetler, savaş ve terör olayları, doğum sırasında gerçekleşen ölümler ve yoksulluk sınırında olan ülkeler. Her şey sizin için berbat görünebilir, belki de çok berbattır fakat dünya üzerinde gelişen teknoloji, bilim ve daha fazla duyarlılık sayesinde bazı acılar hafiflemeye başlıyor. Yuval Noah Harari’nin, Homo Deus adlı kitabından şu alıntıyı sizlerle paylaşıp, ardından dünyanın güzel bir gelecek vaat ettiğini gösteren istatistiklere yer vereceğim.

Not: Vereceğimiz istatistiklerin bazıları aşağıdaki şıkların uygulandığı ülkeler için geçerli değildir:

  • Eğitim sistemini oturtamamış ancak demokrasiden bahseden toplumlarda.
  • Maslow’un ihtiyaç hiyerarşisini halkına sunamayan ama 3 çocuk doğurmasını isteyen hükümetlerde.
  • Akşam evine girdiğinde ışığı açıp, bir bardak su içtiğin anda en az 6 çeşit vergi ödemeye başlayan toplumlar için geçerli değildir. Siz bu şıkları daha da çoğaltabilirsiniz.


Tarihte ilk defa çok yemekten ölen insan sayısı, gıdasızlıktan ölen insan sayısından fazla. Enfeksiyona bağlı ölümler azalırken yaşlılığa bağlı ölümler giderek artıyor; askerler, teröristler ve suçlular tarafından katledilenlerin toplamından fazlası kendi canına kıyıyor.

Homo Deus : Yarının Kısa Bir Tarihi / Yuval Noah Hahari

Her şey yazarında kitabında anlattığı gibi olabilir mi? Zaten kendisi de realist bir bakış izleyip gerçek verilerden yararlanarak bu cümleleri bizlere aktarmış. Şimdi içimizi ısıtacak olan istatistiklere bir göz atalım.

1. Yaşam Süresi Uzamaya Devam Ediyor

Sanayi devriminde bile Avrupa ülkelerindeki yaşam beklentisi 35 yılı geçmedi, aslında bu herkesin 30 ya da 40’lı yaşlarda öldüğünü göstermez ancak ortalamayı düşüren çocuk ölümleri ve salgın hastalıklardır. Doğumdan ölen kadın sayısı da hafife alınmayacak kadar çoktur. Diğer yandan çiçek hastalığı ve veba gibi hastalıklar yüksek gelirli devletler tarafından tamamen kaldırıldı, Aids virüsü kronik bir hastalığa dönüştürüldü. Orta Çağ Avrupa’da Hıv virüsünün vereceği tahribatı tahmin bile etmek çok zor. Günümüzde ise ortalama yaşam süreleri;

  • Avrupa ülkeleri: 80+
  • Asya ülkeleri: 70+
  • Amerika Kıtası: 75+
  • Afrika ülkeleri: 60+


İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, ”Doksan yaşına kadar yaşama hakkı vardır,” demiyor. ”Her insanın yaşama hakkı vardır,” diyor. Bu kadar. Bu hakkın son kullanma tarihi yoktur.

Homo Deus: Yarının Kısa Tarihi / Yuval Noah Harari
yaşam süresi uzaması

2. Çocuk Ölümleri Düşmeye Devam Ediyor

Bundan bir yüzyıl önce çocuk ölümleri hat safhada devam ediyordu. Bu durum ABD ve İngiltere gibi günümüzün gelişmiş ülkelerinde de bu şekildeydi. Ancak günümüzün gelişen tıp bilimi ve teknolojileri sayesinde ölüm oranları bu ülkelerde neredeyse sıfıra düştü. Ayrıca Brezilya ve Hindistan gibi gelişmekte olan ekonomilerde bu durum çok daha aşağılara düşürüldü.

3. Doğurganlık Oranı Azalıyor

Çocuk doğurmanın tabi ki kötü bir yanı yok, ancak gelişmiş bir ekonomin, iyi bir eğitim sistemin ve sağlık sektörün yoksa ülkeler kendilerini dizginlemek zorundadır. Gelecek nesillere daha iyi hayat koşulları sunabilmek için bu önemlidir. Şimdiden dünya çapında çocuk doğum oranları oldukça düşük seviyededir. Çin, Brezilya ve birçok Afrika ülkesi çoktan düşük doğurganlık rejimine geçmiştir. Nicelikten çok var olan niteliğe önem veren ülkeler geleceğin refah seviyesini şimdiden arttırmanın planını yapmaya başlamıştır.

4. Gelişmiş ülkelerde GSYİH büyümesi hızlandı

Teknolojinin liderleri ABD ve Batı Avrupa, son 150 yıldır ekonomileri yüzde iki oranında her yıl büyüyor. Kabaca gelir seviyelerinin her 36 yılda bir 2’ye katlandığını söyleyebiliriz.

Çin ve Hindistan gibi ülkeler her yıl yüzde onluk bir büyüme yaşayarak batı ülkelerine çoktan yetişmeye başladı. Kabaca bu hesap, Çin ve Hindistan devleti için her 7 yılda bir ekonomik gelirlerinin 2 katına çıktığı anlamına geliyor.

5. Küresel Gelir Eşitsizliği Azaldı

Küresel ölçekte gelir eşitsizliği son 10-20 yıldır büyük ölçüde düşüş yaşadı. Milyonlarca insanın yaşam standartları artmaya başladı. Aslında sanayi devriminden bu yana küresel nüfusun yarısı, küresel ölçekte orta gelirli bir ekonomiye sahip oldu.

6. Demokratik Ülkelerin Sayısı Artıyor

İnsanlık tarihi uzun yıllar boyunca baskıcı rejimlerin arasında yaşadı. Ancak bu gün itibariyle dünyanın yarısı demokrasi ile yönetiliyor. Çin gibi Otokrasi ile yönetilen ülkeler ise gelişmekte olan teknolojileri sayesinde demokratik bir yönetime geçeceğine dair güçlü teoriler mevcut.

7. Savaşlar Azalıyor

atom bombası

Tarih boyunca dünya üzerinde büyük çatışmalar ve savaşlar yaşandı. Aslında 1500 yılından bu yana dünyanın en güçlü 2 devleti, dünyanın geri kalan yüzde ellisiyle her zaman çatışma halinde olmuştur. 20. yüzyılların başlarında 2 dünya savaşı ile çok acımasız geçen süreç sonrası önemli bir büyüklükte savaş yaşanmamış, uluslararası örgütler daha sakin ve istikrarlı bir yoldan ilerlemiştir. Yazımızın burada sonuna geldik, Yuval Noah Harari’nin Homo Deus kitabından bir alıntı yaparak sözümüzü bitirelim.


Siyasetçiler barışı sağlamalı, girişimciler refahı artırmalı ve bilim insanları kralların, devletin ya da tanrının şanı için değil, siz ve benim gibiler daha mutlu bir hayat sürdürebilsin diye doğayı araştırmalıdır.

Homo Deus: Yarının Kısa Tarihi / Yuval Noah Hahari

Yazıda Yararlanılan Kaynak:

You may also like...

Yorum Yap